HANGİ YÖNÜ GÖSTERİRSE…

Amsterdam’a gittikten sonra, anladım ki herşeyin müzesi olabilir. Peçete koleksiyonlarının bile müzesi açılabilir… Amsterdam’da ki bu müze çeşitliliğinden, her şehirde karşılaşılamayacak, en sıradaşı gelebilecek müzeleri seçmeye çalıştım.Anne Frank’ın Evi,

Anne Frank 1942 yılında Amsterdam’da yaşayan yahudi bir ailenin 13 yaşında ki kızı. Nazi soykırımı döneminde 2yıl boyunca, baba Otto Frank’ın ofisin çatı katına, gizlice yaptırdığı bir evde saklanmışlar. Ne yazık ki 1944 yılında bu gizli ev ortaya çıkmış ve küçük kız götürüldüğü toplama kampında 8-9 ay sonra vefat etmiş. Anne Frank bu dönemde ki yaşamlarını günlüğüne yazmış. Böylece gelecek kuşaklara, nasıl bir hayatın içinde yıprandıklarını anlatabilmiş. Anne’nin günlüğü bulunduktan sonra; bu ev müze olarak restore edilmiş.

Amsterdam’da önünde en fazla kuyruk olan müzelerden biri Anne Frank’ın Evi olsa gerek. Evi ziyaret edebilmek için yaklaşık bir saat bekledik. Kütüphane ile kamufle edilmiş evin, daracık girişinden geçerken; tüylerim ürperdi. Piyanist ve Schindler’in Listesi gibi filmleri izlerken hissettiğim hüzüne kapıldım. Camdan bile dışarı bakamadan 2 yıl boyunca o küçücük evde kimbilir, nasıl yaşamışlardır diye düşündüm. Üstelik sonunda baba Otto Frank dışında hiçbirinin kurtulamaması içimi daha da burktu 😦

Seks Müzesi,

Hani ortaokul yıllarında vücutta ki sistemler öğrenilmeye başlanır. Sindirim, sinir, boşaltım derken; yıllarca tabu olup ne ailenizde, ne çevrenizde pek bahsedilmeyen üreme sistemine geçilir. İşte o konu işlenmeye başlayınca saçma-sapan bir gülümseme oturur çoğu öğrencinin yüzüne. Hem masum bir utangaçlık vardır, hem merak, hem de eşeğin aklına karpuz kabuğu düştü misali hin bir sırıtış…

Böyle gevrek bir yüz ifadesi ve dınının dınının ruh hali içinde ziyaret etmedik seks müzesini. 3 kattan oluşan bir seks müzesinde bu kadar çok ne sergileyebilirler ki, merak ettik. (insanın başına ne gelirse meraktan zaten 🙂 )

Müzede; (Kibele) Bereket tanrıçası’nın yüzyıllar öncesinden kalmış heykelciklerinden tutun, Roma ve Yunan toplumlarında eski çağlarda oyulmuş çıplak erkek heykelleri gibi tarihi eser niteliğinde objeler olduğu kadar; zamanında tüm dünya’nın beğendiği Marilyn Monroe gibi kadınların yarı çıplak fotoğrafları ve fantezi içerikli iç çamaşırları ve fantezi oyuncakları sergileniyor.  Bazı odaların ışıklandırmasını loşlaştırıp, ucube sesler de ekleyerek biraz tuhaf bir atmosfer oluşturmuşlar.

Madame Tussauds

Ünlülerin bal mumu heykellerinin olduğu bu müzede cozurtmak serbest. Brad Pitt’i öperek veya James Brown ile şarkı söyleyerek fotoğraf çektirebilirsiniz. Amsterdam’da en eğlendiğim ve şımardığım yerlerden biriydi.

Y.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: