HANGİ YÖNÜ GÖSTERİRSE…

“Birbirimize olan sevgimiz, bizi dünyada en acımasız davrandığımız taraflar haline getirdi. Bazen olur öyle… İşte tam da bu yüzden; onunla geçireceğim zamanların, tatlı anılar olmasını istiyorum.”

Sakız Adası’nda haftasonu benim için çok önemliydi. Herşey güzel olsun istiyordum. Sabah 11 gibi Sakız Adası pasaport kontrolden geçip adanın ismini aldığı Chios yerleşim birimine giriş yaptık. Hemen bir araba kiralayıp; kalacağımız Voulamandis House nasıl bir yerdir, gündüz gözüne görelim istedik.

Voulamandis House eski bir ceneviz evi. Evin sahibi burayı pansiyon haline getirmiş. Sıradan bir otelde kalmak yerine bu pansiyonda kaldığımıza çok memnun olduk. Evlerin çoğu özel mülk ve dış cepheleri duvar ile çevrili. Sakız Adası’nın tanıtım broşürlerinde bahsedilen ceneviz evlerinin içini başka türlü göremezdik. Stratos Bey, bizi havaalanının yanında ki süpermarkette karşıladı. Arabaların ancak tek yöne hareket ettiği dar sokaklarda Voulamandis House’ı bulmak pek kolay olmazdı. Evin kapısından girince geniş bir avlu var.  Avlunun ortasında ki süs havuzunda 1700lü yıllardan kalma bir taş bulunuyor.

İleride portakal ve limon ağaçlarının, kümes hayvanlarının olduğu 12 dönüm bir bahçe var. Sabah kahvaltınızı; taze yumurta ve evin hanımının, bahçenin ürünlerinden hazırladığı reçeller, portakal suları ile yapıyorsunuz. Tek sorun yatakların biraz sert olması.

Voulamandis House web sitesi

Odamıza eşyalarımızı bırakıp, Emporios plajını görmeye gittik. Plajın özelliği simsiyah iri taşlardan oluşan bir sahil olması. Deniz masmavi beni çağrıyordu ama bendeniz bu güneşin altında denize girmekten hoşlanmıyorum. Zaten bu siyah taşlı sahillerden Türkiye’de de var. Tercihim plajın kum olması. Lafın özü, ünlü Emporios plajı benim pek ilgimi çekmedi. Şansımızı bir de Komi plajında denemeye karar verdik. Karnımız da acıkmaya başlamıştı. Yanımızda bulunan peynir ekmeği bozulmadan; öğle yemeği olarak yemeğe karar verdik. Komi plajında bir bakkalın önünde durup içecek aldık. Bakkalın kapısının önünde mavi bir masa duruyordu. İçeceklerimizi içerken biraz oturup oturamayacağımızı sorduk. Sıcak kanlı bir arkadaştı. Elimizde peynir ekmekleri de görünce masayı gölgeye çekti, ‘burada oturun daha rahat olur’ dedi. Saat 1 olmuştu, en az üçe kadar denize girmeyeceğimizden Pyrgi’yi görmeye karar verdik.

Ben karakteri olan şehirleri, kasabaları gezmekten çok keyif alırım. Sadece ona has olan bir özelliği olması o şehre saygımı arttırır. Bu Pyrgi’nin de evleri çok ilginç. Sakız’a gidenlere görmeden gelmeyin diye not düşebileceğim bir yer. Bütün evlerin dış cepheleri süslü süslü boyanmış. Daha doğrusu duvarlara sıva atılmış ve sonra kazınarak duvarlar süslenmiş. Yalnız burada yaşamak çok sıkıcı olurdu. Duvarlarda bu kadar fazla şekil, insanın bir süre sonra üstüne gelmeye başlıyor. Kahvede oturan yaşlı amcalar ve bizim gibi turistler hariç sokaklarda pek insan yok, onun yerine bol bol kedi var.

Pyrgi’den sonra Mesta’ya gittik. Sakız Adası’nda en sevdiğim yerleşim birimi burasıydı. Yaz sıcağına rağmen, hava akımı ve gölge sayesinde oldukça serindi. Labirent şeklinde duvarlarla örülmüş bir kasaba. Burayı savaş zamanlarında savunmak çok kolay oluyormuş. Kapılardan tek insan geçebiliyor. Askerler kapıları tuttumu, düşman askerlerinin şehre girmesi neredeyse imkansız. Evlerin kapılarının önünde saksı saksı çiçekler, insana mutluluk veriyor.

Mesta’dan sonra hemen yakında ki Limenas’a gidip bir restauranta oturduk. Birşeyler içip, kalamar yedik. En son bize sakız likörü ikram ettiler. Sakız likörünün içine kiraz reçeli koyup, servis etmeyi de ilk orada öğrendim. Saat dörtbuçuk olmuştu. Karfas plajına gidip (kum sahil)  denize girdik. Oradan akşam dışarı çıkmadan duş alıp, giyinmek için Voulamandis House’a geri döndük.

Y.

Reklamlar

Comments on: "Sakız Adası Notları I" (1)

  1. orcunbaslak said:

    Geçtiğimiz günlerde keyifli bir tatil geçirdiğim Sakız Adası (Chios) seyahatim ile ilgili bir blog yazısı yazdım. Chios’un tavernalarında keyifli sohbetler etmek isteyen, kumsallarında (biraz taşlıklar gerçi ama) dinlenmek isteyen ve sakin bir Yunanistan adasında kendinden geçmek isteyenler için faydalı olacağını düşünüyorum. Bu yazının yazdıklarınıza değer katması dileğiyle ekte paylaşmak istiyorum.

    http://orcun.baslak.com/yunanistanda-bir-ada-chios-chiosda-bir-kedi-bucuruk/

    http://orcun.baslak.com/yunanistanda-bir-ada-chios-chiosda-bir-kedi-bucuruk/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: