HANGİ YÖNÜ GÖSTERİRSE…

Archive for the ‘Şehirler Gerçek Gerisi Hikaye’ Category

Şehirler Gerçek, Gerisi Hikaye

İlk olarak İtalya’da başladı bu his. Venedik’te…

Daracık, taştan binaların sıralandığı sokaklar arasında yürüken burun kemiklerimde hissettiğim küf kokusu… 14. y.y.’da vebanın aldığı binlerce candan bir ağırlık kalmıştı sanki havada…

Tam ne acılar yaşanmıştır burada diye derin düşüncelere dalacakken vitrinde gördüğüm cam işi rengarenk biblolar beni bana döndürdü. Vaaay, süper, hey şuna bak ünlemleri arasında ufak tefek birkaç hediye aldık. Dolaşırken; sokakta kurulmuş tezgahlar üzerinde doğranmış ananaslar, mangolar, böğürtlenlerden oluşan meyve bardakları satıldığını gördük. Meyvelerin altına da küp küp buzlar koymuşlar. On numara pazarlama taktiği! Temmuz sıcağında damakla dil arasında ki o kuruluk hissi, beynin kontrolünü resmen ele geçiriyordu. “Al, al bir bardak serin serin meyve al, götüüür, yarasın! Ye beni” Birer bardak meyveyi hemen oracıkta mideye indirdik. Birer bardak da Venedik’ in ünlü Rialto Köprüsü’nün üzerinde  yemek için yanımıza aldık. Köprüye doğru yürümeye başladık.Kalabalığın içinde; çocuğu önden hızlı hızlı koşturan bir anne, ona yetişmek için kalabalığı yararken bana çarpınca sendeledim. Açıkta olan omzum taş duvara sürttü. Birkaç çizik ve hafif bir acı. Küf kokusu gene burnumdan içeri girerken Venedik’in ünlü maskelerinin ilk çıkış hikayesini anımsattı. (daha&helliip;)

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

“Gazella 3 kıta bir Blogger” yarışmasında HALK OYLAMASINA KALDIM. Desteklerseniz çok mutlu olacağım 🙂

http://apps.facebook.com/uckitabirblogger/index.php?id=77 linkine tıklayın. Bir kişi üç oya kadar verebiliyor. Teşekkürler!

Yeni yılınız kutlu olsun:)

Have a very happy New Year 🙂

Çoğu insanın aksine bir yılı daha geride bırakmak beni hüzünlendirmiyor. Yeni kelimesi her zaman çok hoş duyuluyor! Geride bırakmak, yenilikler, yeniden keşfetmek. Belki de bu keşfedişleri sevdiğim için gezilere olan bu merakım. Gitmek kelimesini de seviyorum aslında. Gitmek, uzaklaşmak, ara vermek. Müzikte de sevmiyorum tekdüze ritimleri. Hayatın ritmi sabit olmamalı! Senfonik olmalı… o inişler ve çıkışlar, leziz!

The word ‘New’ is always sound very nice! When a year comes to an end, I feel very happy. To leave something behind, newnesses and explore something new… I like travelling because of my curiosity to explore! Going away and to stop for a rest! I do not like the stable music rhythms either. Life shouldn’t have a stable rhythm! Life should be symphonic… the ups and downs, tasteful!

O yüzden boşverin 2010 nasıl geçtiyse geçti. Her yıl, 31 Aralık geceyarısı tersten Pandora oyunu oynayın 10 saniye kadar. Hani sayıyoruz ya geriye 10, 9,… Yağmur kutusunu açar, …,8,7,… 2010’da yaşadığı kederleri, üzüntüleri içine atar, …6,5,…  yanan kibriti içine atar ve kutuyu kapatır, …4,3, 2010’un tüm sevinçlerini, mutluluklarını zihninin en güzel köşesine not eder ve 2,1! Yeni bir Yıl Yeni Umutlar ile Başlar!

Therefore, do not care how the last year has past. On the day 31st December just for 10 seconds, play a game which is like the reverse of Pandora’s box. You know we count down from 10 just before midnight. 10,9,… open the box, …8,7,… put all the sadness, bad things happened in 2010, …6,5,… burn them and lock the box, …4,3,… keep the best memories of 2010 and 2,1! Open your arms to the 2011!

Size Mutlu bir Yıl diliyorum! Bu sene gezecek çok fazla şehir var. Benimle birlikte bu keşifleri yapmanızdan çok mutluluk duyuyorum. 2011’de gezi anılarımızı paylaşmaya son sürat devam!

I wish a very good New Year! We will continue to visit many cities this year!

Yağmur Alev 🙂