HANGİ YÖNÜ GÖSTERİRSE…

Archive for the ‘Italya’ Category

Roma’da Mütevazi Bir Lezzet Durağı

Roma’ya iki defa yolum düştü. Bir şehir hiç mi boş olmaz, yılın her dönemi mi bu kadar hareketli olur…

I have been to Rome twice. The city always brim over with tourists… That’s why there are many spoiled restaurants acting as the king of the world. One of the restaurant did not want to serve us, since we did not want to order some drink with our main dish… Thanks to them because we came across one of the prettiest restaurant while poking around… Mario’s Restaurant

Hediyelik eşya satıcıları, restaurantlarda çalışanlar o kadar rahat ve umursamaz ki… evine iki ekmek götüreceğim diye didinen esnafı düşününce içi buruluyor insanın… Nasılsa bir müşteriyi kaybetse diğeri hemen o açığı kapatıyor. Müşteri sadakatiymiş, devamlı müşteriymiş… Hiç öyle dertleri yok!

Mario’s restaurant Kroki

Hatta bazı restaurantlar hiç boş kalmadıklarından olsa gerek işi şımarıklığa vurmuşlar, müşteri seçiyorlar. Aşk çeşmesi etrafında ki restaurantlardan biri; o gün yemekte içecek istemediğimiz için bizi dışarı atacak kadar ileri götürdü bu şımarık tavırlarını.

O şaşırmış ruh haliyle, biraz da tatilimizde böyle kötü bir tecrübe edinmiş olmanın gerginliği ile iştahımız kaçtı.  Colosseum’a doğru yürümeye başladık. Yol üzerinde sevimli mi sevimli, üstelik çok da kibar çalışanlara sahip bir restauranta denk geldik. “Mario’s Restaurant”

The dishes tasted delicious. Most of the restaurants in Italy, charge you for serving. Serving is free of charge which is also a plus in Marios’s Restaurant! I definitely recommend you to visit Mario’s Restaurant, if you are in Rome! The restaurant is 10-15 min. far away from Colosseum by foot! I drew a layout for you! Bon appetit!

Hem de Roma’da yediğimiz en lezzetli yemeği yemiş olduk. Üstelik İtalya’da hemen hemen her restaurantta alınan coperto(ekmek ve servis parası)ücreti alınmıyor!  🙂

İtalya’da bulunduğum süre boyunca en güzel makarna’yı burada  yedik.

Colosseum’dan yürüyerek 10-15 dk. Sizin için krokisini çizdim 🙂

Afiyet olsun!

Y.

Şehirler Gerçek, Gerisi Hikaye

İlk olarak İtalya’da başladı bu his. Venedik’te…

Daracık, taştan binaların sıralandığı sokaklar arasında yürüken burun kemiklerimde hissettiğim küf kokusu… 14. y.y.’da vebanın aldığı binlerce candan bir ağırlık kalmıştı sanki havada…

Tam ne acılar yaşanmıştır burada diye derin düşüncelere dalacakken vitrinde gördüğüm cam işi rengarenk biblolar beni bana döndürdü. Vaaay, süper, hey şuna bak ünlemleri arasında ufak tefek birkaç hediye aldık. Dolaşırken; sokakta kurulmuş tezgahlar üzerinde doğranmış ananaslar, mangolar, böğürtlenlerden oluşan meyve bardakları satıldığını gördük. Meyvelerin altına da küp küp buzlar koymuşlar. On numara pazarlama taktiği! Temmuz sıcağında damakla dil arasında ki o kuruluk hissi, beynin kontrolünü resmen ele geçiriyordu. “Al, al bir bardak serin serin meyve al, götüüür, yarasın! Ye beni” Birer bardak meyveyi hemen oracıkta mideye indirdik. Birer bardak da Venedik’ in ünlü Rialto Köprüsü’nün üzerinde  yemek için yanımıza aldık. Köprüye doğru yürümeye başladık.Kalabalığın içinde; çocuğu önden hızlı hızlı koşturan bir anne, ona yetişmek için kalabalığı yararken bana çarpınca sendeledim. Açıkta olan omzum taş duvara sürttü. Birkaç çizik ve hafif bir acı. Küf kokusu gene burnumdan içeri girerken Venedik’in ünlü maskelerinin ilk çıkış hikayesini anımsattı. (daha&helliip;)

Pompeii : Antik Şehir Hakkında

Dünkü yazımda bahsetmiştim; kuzenimle Roma’dan Pompeii’ye günübirlik tura çıkmıştık. Günümüzde İtalya’nın Pompei ilinin yakınında bulunan antik şehir M.S. 79 yılında Vezüv yanardağının patlaması ile yerin altında yaklaşık 1500 yıl sürecek uykusuna dalmış. Gömülü şehir 16. yüzyılda bulunmuş, bugüne kadar kazı çalışmaları ile şehrin büyük bir kısmı ortaya çıkarılmış.

I wrote yesterday that with my cousin we decided to visit Pompeii for a day. In A.D.79, the ancient city felt into asleep for nearly 1500 years under  the earth, since Volcano Vesuvius exploded and the mud swallowed everything around the mountain. The buried city found in the 16th century and untill now most parts of the city has been brought to light.

Pompeii’nin diğer antik şehirlerden benzersiz olmasını sağlayan bir özelliği var! Şehrin volkanik lavlar ile kaplanması sonucu; günlük yaşantısında donmuş ve günümüze kadar hiç bozulmadan kalabilmiş insan kalıntıları! Şehirde gezerken cam korumalar altına alınmış kalıntılarda her detayı yakalamak mümkün. O kadar ki korkuyla kocaman açılmış gözlerinde ki ifadeleri bile! Evler, duvardaki mozaikler, …  şehir korunmuş!

Pompeii has unique feature among the other ancient cities!  Because the city and the people covered by volcano’s mineral deposits, their bodies remain without spoiling. You can see some of them while touring in the city! They are protected by glass cages. You can catch the Pompeii citizenship’s last feeling of shock and fear  in their eyes. This city is amazing…

Tarihi eserlere “taş işte” diyerek boş gözlerle bakmak istemediğim için giriş biletimizi aldığımız Marina Kapısı’nda (Porta Marina) “How to Visit Pompei” adlı kitabı satın aldım. Kapıda bedava harita veya satın alabileceğiniz tanıtıcı yayınlar bulabilirsiniz.

I did not want to stare at ruins with empty eyes so I bought a book named “How to Visit Pompeii” at the Marina Gate(Porta Marina) where we also bought our ticket. You can find free maps and some publications to buy at the gate!

Pompeii şehrinde 8 adet kapı bulunuyor. Benim hatırladığım sadece ikisinden giriş yapılabiliyordu, ancak bu bilgiyi kontrol ettim ve 3 kapıdan giriş yapılabiliyormuş. Porta Marina, Piazza Esedra ve Piazza Anfiteatro! Ayrıca güncel giriş tarifelerini de kontrol ettim. Avrupa’da okuyan öğrenciler için 5.5€ iken yetişkinler ve diğer ülkelerde okuyan öğrenciler için 11€.

There are 8 gates in the city of Pompeii. As long as I remembered only two of them were used for enterance but I checked this information. It seems there are 3 gates for entering. Porta Marina, Piazza Esedra ve Piazza Anfiteatro! I also checked the current enterance fares. For the students who study in Europe is €5.5 & For the adults and the students who study in other continents is €11.

Şehir zamanında ≈10000 nüfusu barındırdığı düşünülürse oldukça büyük. Akşam Roma’ya geri döneceğimiz için zaman kısıtımız vardı. Bu nedenle haritamıza ve aldığımız kitaba bakarak en çok görmek istediğimiz eserleri belirledik. Bunlardan bazıları; Venüs Tapınağı, Bazilika(mahkemelerin görüldüğü yer), Apollo Tapınağı, Pazar yeri, Hamam, Gladyatör alanı ve Amfitiyatro idi. Eğer geçtiğiniz yerlerden tekrar tekrar geçip zaman kaybetmek istemiyorsanız, yola ekmek kırıntıları da atamayacağınıza göre 😉 kapıda gezi rotanızı belirleyebilirsiniz.

There were nearly ≈10000 inhabitants in Pompeii. Keep in mind this city is big. If you want to see all the remains, you should go early in the morning. Since we were planning to turn back to Rome, we had limited time. Therefore we mark the places that we want to see most from the map, . Some of them were Temple of Venus, Basilica(the seat of the law-courts), Temple of Apollo, The Forum, Forum Baths, Arcaded Court of the Gladiators and Amphitheatre. If you don’t want to get through the roads that you have passed again and again, as you wouldn’t able to lay a trail of white pebbles behind yourself 🙂  you can draw up your own itinerary at the gate!

Y.

Pompei ‘ye Ulaşım : Ucuz Tren Bileti

Pompeii; İtalya’da bulunan M.S. 79 yılında Vezüv yanardağı’nın patlaması sonucu yerin 6-7 metre altına gömülmüş bir antik şehir. Kuzenimle görülmeye değer olduğunu düşünerek Roma’da bulunduğumuz süre içinde Pompei’ye günübirlik gidip gelmeye karar verdik. Biletimizi 1 gece önceden almıştık. Sabah saat 8:00 de otelimizden 10 dakika mesafede bulunan tren garına ulaştık.

Pompeii is an archaic city in Italy. In A.D. 79, it was buried under 6-7 metres  of earth since the Vesuvius Volcano exploded. With my cousin when we were in Rome; we thought it is spectacular to visit Pompeii. We bought our train ticket a night before. In the morning, at 8:00a.m. we left the hotel to go the train station. We were lucky, it was just 10 minutes walking way from our hotel.

İtalya’da da diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi tren ile seyahat etmek çok rahat. Dolayısıyla dil bilmeyen veya ineceği durağı kaçırmaktan çekinen bir turist için oldukça etkili bir ulaşım tercihi! Ancak bizim o zamanlar farkında olmadığımız ve atlanmaması gereken nokta; aynı mesafeyi farklı trenlerde, farklı konforlarla, farklı tarifelere bulabileceğiniz.

Travel by rail is comfortable in Italy like the other European countries. Therefore, rail transportation is an effective choice for a tourist who don’t know foreign language or concerned about missing the right station! Keep in mind that you have many travelling options for different rates and different comforts.

Yeterince araştırma yapmamış olmak bizi yaklaşık 30€ zarara uğrattı. Gidiş yolunda kişi başı ödediğimiz fiyat 44.42€ (≈90YTL) iken dönüşte aynı mesafeye 16.53€ (≈35YTL)ödedik! Tabi gidişimizde 2 saat süren yolculuğumuz da dönüşte 3:30-4 saate çıktı. Vaktiniz bolsa ve 1.sınıf konfor gibi arayışlarınız yok ise daha ucuz tren biletlerini tercih edebilirsiniz!

We lost €30 since we did not search enough! While we paid €44.42 from Rome to Pompei, €16.53 was charged for Pompei to Rome! Of course the running time increased like 2 hours. We had time, wasn’t matter. So determine your priorities, if you do not need first class comfort or have pretty much time then why would you pay more!

Es Av Fast, Es Av, Es City, IC kategorisinde ki trenler başlıca şehirler arasında hizmet verirken, daha küçük yerleşim birimlerine gidebilmek için Espresso ve Regionale trenleri tercih edebilirsiniz.

Es Av Fast, Es Av, Es City, IC trains are runned between major cities besides you can use Espresso and Regionale trains to visit smaller cities and towns.

Bizde Roma’dan hareket ederek İtalya’nın 3. büyük şehri olan Napoli’ye vardık. Oradan Pompei’ye ulaşmak için bölgesel bir trene bindik. Trende birçok turist de aynı yere gittiğinden ineceğiniz durağı anlamamız pek zor olmadı. Marina kapısından (Porta Marina) giriş biletimizi alıp Pompeii antik şehrine ziyaretimize başladık 🙂

Firstly we arrived Naples, the third biggest city of Italy. Then we got in a Regionale train to reach Pompeii. Since there were lots of tourists in the train, it wasn’t hard to find the station. We bought our ticket from Marina Gate (Porta Marina) of the ancient city and started to discover Pompeii 🙂

Y.

Tatile Tur ile mi Gitsek ?

Pisa Turu girişinde verilen Broşür Kapağı
Pisa Turu girişinde verilen Broşür Kapağı

Üniversite 2. Sınıfın yaz tatilinde kuzenimle beraber İtalya’ya gitmek için yanıp tutuşuyoruz. İstiyoruz istemesine de; tam cesaretli korkaklarız. Aileleri ikna aşamasında kaplan, plan yaparken serçe. O güne kadar çıktığımız en özgür yolculuklar ya okul kampları sayesinde, ya da arkadaşlarımızın yazlıklarına. Yer belli, yurt belli…  Hani o zamanlar internette bu kadar detaylı bilgi de yok ki plan yaparken yararlanalım.

Yok ama koymuşuz aklımıza bir kere Gi-de-ce-ğiz! Biz kendimiz tam olarak nerede kalıp, nereden hareket edeceğimiz konusunda yetkin olduğumuzu gösterebilsek sorun kalmayacaktı ama… Sağlam argumanlarla çıkmak gerekiyordu bizimkilerin karşısına.

En sonunda bir tura yazılmaya karar verdik. Böylece ailelerin en büyük korkusuna da bir çözüm sağlamış olduk “Geceyi nerede geçireceksiniz?”. Tur şirketinin bize sağladığı kalacak yerlerde konaklasak da; kendimize özgü bir rota belirleyip yakın yerlere günübirlik tren biletleri alarak, tur planından biraz olsun bağımsız bir gezi yaptık.

Daha sonra İtalya’ya vardığımızda, gençlere yönelik bir dolu hostel olduğunu ve tren garında uyku tulumları içinde uyuyan kızlı-erkekli pekçok genci gördüğümüzde cesaretlenmiş olarak ülkemize dönecek ve birdahaki gezi planlarımızı çok daha spontan yapabilecektik.

Gezilerde başına buyruk hareket etmek ve gezinin getirdiği süprizlere açık olmak çok daha güzel. Ama eğer çocuklu iseniz, dil bilmiyorsanız veya sağlığınız çok fazla yürümeye -hareket etmeye el vermiyorsa bir tur aracılığı ile seyahat edilmesinin yararlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bireysel yaptığınız gezi planlarında çok ciddi anlamda efor sarfediyor, oradan oraya sırt çantası -valiz taşıyor ve yoruluyorsunuz.

Tüm bunlara rağmen, üniversite yıllarında ve sonrasında orta yaş gençliği döneminde de kendi kendinize maceraya atılmanın keyifi kesinlikle unutulmayacaktır!

Y.